Yeraltı Cami

Yeraltı Cami ya da Kurşunlu Mahzen

Karaköy’de bulunan Yeraltı Camii, İstanbul’daki tarihi camiler arasında başka bir örneği olmayan yapı. Bunun nedeni de burasının bir cami olarak inşa edilmemiş olmasıdır. Burası aslında İstanbul kuşatıldığı zamanlarda Bizanslıların Haliç ağzını kapatmak için gerdikleri ünlü zincirin kuzey ucunun bağlandığı Kastellion kalesinin bodrumudur.

Yeraltı Cami ya da Kurşunlu Mahzen, Türkiye’nin İstanbul ilinin Beyoğlu ilçesindeki bir camidir. Yapım yılı tam olarak bilinmiyor. Evliya Çelebi’ye göre Hicret’in 92 (711) senesinde Abdülaziz oğlu Ömer’in yaptırdığı ve sonraları camiye çevrilen kuledir. Osmanlı resmî kayıtlarda Mahzen-i Sultani adıyla geçer. Bazı kaynaklarda “Kastellion ton Galatau” isimli bir hisardır. II. Tiberios (578-582) döneminde artan Arap akınlarına karşı Haliç’in girişini kontrol amacıyla yaptırılır. Cristoforo Buondelmonti ’nin XV. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilen gravürlerinde etrafı yüksek duvarlarla çevrili bir avlu ve yüksek bir kuleden oluşan hisar, aynı zamanda Haliç’e girişi önleyen zincirin bir ucunun da bağlandığı yerdir.

1573 tarihli Matrakçı Nasuh ve 1584 tarihli Hünername çizimlerinde Galata Hisarı / Mahzen-i Sultani görülmemektedir. Mekan İstanbul’un Osmanlılara geçmesinden sonra yine cephane deposu, su sarnıcı gibi çeşitli amaçlarla mahzen olarak kullanılmış. 1752-56 yıllarında Köse Bahir Mustafa Paşa tarafından camiye dönüştürülmüş.Kule şeklindeki minaresi kısa süre sonra meydana gelen depremde yıkıldığı için Sultan I. Mahmud tarafından yeniden yaptırılmış.

Bugün bu yapıyı önemli bir yer kılan ise içerisinde bulunan sahabe kabirleridir. İlk başta mahzen olarak kullanılan yapı, daha sonra keşfedilen sahabe kabirleri nedeniyle ibadethaneye dönüştürülmüş. Cami içinde Emeviler döneminde İstanbul kuşatmasına katılan sahabeler Amr bin As, Vehb bin Hüseyra, Sufyan ibni Uyeyne (r.a.) ait olduğu belirtilen makamlar bulunmakta.

Yeraltı Camii’nin günümüzde ibadethane olarak kullanılan yeri, Bizans döneminde Galata surlarının Haliç girişindeki büyük burcunun mahzenini oluşturuyor. Bizans’ın İstanbul kuşatması sırasında gemilerin Haliç’e girmesini engellemek için gerdikleri ünlü zincirin kuzey ucu, Galata Hisarı (Kastellion ton Galatou) olarak adlandırılan bu hisarın mahzen kısmına bağlanırmış.

Karaköy Yeraltı Camii

Sahabeden Amr bin el-Âs, Vehb B. Huşeyre (Sahabi olup olmadığı hakkında bilgi yok) ve Tebeu’t-tâbiîn’den Süfyân B. Uyeyne’nin makam kabirleri de buradadır. Eyüpsultan’dan sonra İstanbul’da en çok ziyaret edilen kutsal mekân olarak değerlendirilir.[3] Dikdörtgen planlı bu mahzenin içinde elli dört adet kalın paye yapının üstünü örten tonozları taşımaktadır.

Cami gün ışığını sadece deniz tarafındaki duvarında açılmış pencerelerden alır. Üstünde, ahşap bir Türk konağı mimarisinde olan ve 1985’te restorasyonu yapılan Sahiller Sağlık Merkezi müdürlüğü binası bulunmaktadır.[4] İstanbul’da kitâbe üstünde görülen en eski tuğra giriş kapısı üstünde bulunan I. Mahmud’a ait tuğradır.[5] Caminin müezzin mahfili vardır. İki giriş kapısı bulunur. Birincisine Kemankeş Caddesi’nden diğerine Karantina Sokağından girilir. Karantina Sokağından kot farkı nedeniyle merdivenlerle girilir. Günümüzde faaldir. Karaköy Vapur İskelesi yakınındadır.

İstanbul’un fethinden sonra mahzenin üzerinde bulunan kule yıktırılmış. Fatih vakfiyesi kayıtlarında “mahzen-i sultani” olarak geçen mahzen ise depo olarak kullanılmış. 17. yüzyıla gelindiğinde ise, mahzenin bulunduğu yerde sahabe mezarlarının bulunduğu dönemin alimlerinden birinin rüyasıyla keşfedilmiş. Mahzenin sahabe kabirleri dahil edilerek cami haline dönüştürülmesi I.Mahmud’un sadrazamı Bahir Mustafa Paşa tarafından 1753-1756 yılları arasında gerçekleştirilmiş.

Bir rivayete göre Mesleme b.Abdülmelik komutasındaki Emevi ordusu ile 672 yılında İstanbul kuşatmasına katılan ve şehit düşen Vehb bin Hüseyra ve Sufyan ibni Uyeyne (r.a.) bu mahzene defnedilmiş, defnedildikten sonra da kapılarına kurşun dökülmüş. Kurşunlu mahzen adı da buradan geliyor.

Caminin bir Karaköy iskelesi, diğeri de Karaköy meydanı tarafında olmak üzere iki girişi bulunuyor. Karaköy Meydanı tarafından girilen çıkmaz sokağın bitiminde merdivenlerden inerek yapıya giriyorsunuz. Karaköy iskelesi tarafındaki giriş ise neredeyse zemin ile aynı hizada.

Yapının içine girdiğinizde diğer camilerden farklı bir mekanla karşılaşıyorsunuz. Dikdörtgen planlı yapının içinde 54 adet kalın taşıyıcı destek üzerine oturtulmuş tonoz (yarım silindir biçiminde tavan örtüsü) bulunuyor.
Karaköy Meydanı tarafında bulunan çıkmaz sokaktan girildiğinde sağ tarafta demir şebeke içinde yer alan camekan alanda iki makam kabri bulunuyor. Bu kabirler sahabeler Amr bin As ve Vehb bin Hüseyra için makam olarak yapılmış.

Yapının ortasında sağ tarafta küçük bir oda içerisinde ise tek başına Sufyan ibni Uyeyne için yapılan makam kabri bulunuyor. Bu türbe odasına dar ve üzeri kemerli bir kapıdan giriliyor.

Nasıl Gidilir ?

Kurşunlu mahzen Camii olarak da bilinen Yeraltı Camii Karaköy Vapur iskelesi yakınında, Kemankeş caddesi üzerinde bulunmakta. Konumu itibariyle Galata Kulesi, İstiklal Caddesine çıkan tarihi finiküler tramvayı ve Karaköy Meydanı’na yakındır.

Yapıya toplu taşıma araçlarıyla ulaşmak oldukça kolaydır. Kabataş-Bağcılar Tramvay hattında Karaköy durağında indiğinizde 5 dakikalık bir yürüyüş ile yapıya ulaşmanız mümkün. Bunun yanı sıra Anadolu yakasından ulaşmak için Üsküdar veya Kadıköy’den Karaköy iskelesine kalkan vapurları kullanabilirsiniz.

Otobüs ile gitmek için Eminönü’ne giden hatlara bindiğinizde Karaköy durağında inmeniz yeterli. Kendi aracınızla gitmek isterseniz Eminönü veya Unkapanı tarafından tabelaları takip etmeniz gerekmektedir. Yapının yakınında katlı otopark mevcut. Bunun yanı sıra ana cadde üzerinde bulunan İspark alanlarına da tercih edebilirsiniz.

Nasıl Gidilir ?

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.